TÜBİTAK Tech-InvesTR-2018 Girişim Sermayesi Destekleme Programı Çağrı Sonuçları Açıklandı

Ar-Ge yoğun başlangıç firmalarını destekleyen girişim sermayesi fonlarının etkinleştirilmesi amacıyla TÜBİTAK TEYDEB bünyesinde “Girişim Sermayesi Destekleme Programı” oluşturulmuştur. Programın ülkemiz girişim sermayesi eko-sisteminde sürdürülebilir bir şekilde işleyebilmesi amacıyla TÜBİTAK ile Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında İşbirliği Anlaşması İmzalanmış ve TÜBİTAK tarafından 14.06.2018 tarihinde Tech-InvesTR Girişim Sermayesi Destekleme Programı Çağrısına çıkılmıştır.

Son başvuru tarihi 30.09.2018 olan çağrıya; 13 Teknoloji Geliştirme Bölgesi, 9 Teknoloji Transfer Ofisi, 1 Araştırma Altyapısı olmak üzere toplam 23 kuruluştan 34 talep alınmıştır. Söz konusu kuruluşlar 10 farklı fona katılabilmek üzere proje önerilerinde bulunmuştur.

Tech-InvesTR Girişim Sermayesi Destekleme Programı çağrısına yapılan proje başvurularının değerlendirme süreçleri 13 Kasım 2018 tarihinde tamamlanmış olup şartlı destek kararı verilen proje önerilerinden biri idacapital’in alttaki 11 kuruluş ile birlikte oluşturduğu konsorsiyum olmuştur.

KOÇ TTO VE 10 ORTAK KURULUŞUN IDACAPITAL FONUNA KATILARAK GİRİŞİM SERMAYESİ KAPASİTE ARTTIRIMI PROJESİ KOÇ ÜNİVERSİTESİ TTO AŞ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ TEKNOKENT YÖNETİCİ AŞ
BOLU TGB AŞ
ÇUKUROVA TGB YÖNETİCİ AŞ
ERCİYES TEKNOPARK AŞ
FIRAT TEKNOKENT TGB YÖNETİCİ AŞ
İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER VE PROJE YÖNETİM OFİSİ AŞ
İSTANBUL TEKNOKENT AŞ
ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ TTO AŞ
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ AŞ
YILDIZ TGB TEKNOPARK AŞ

Link: http://www.tubitak.gov.tr/tr/duyuru/tech-investr-2018-girisim-sermayesi-destekleme-programi-cagri-sonuclari-aciklandi

idacapital Invests in IoT-based Energy Data Analytics Startup, Reengen

8 November 2017, Istanbul: Reengen, an Istanbul-based Internet of Things (IoT)- based energy data analytics startup, has raised an undisclosed sum in a pre-Series A round from idacapital and Cem Tüfekçi. Reengen will utilise this funding to expand the company’s market reach in Turkey, drive mass adoption via aggressive sales and further build services and features onto their energy IoT platform. In the last 3 years, Reengen received a grant of €1M in total from European Union FP7 Research Projects. Reengen’s target is to serve 1 million buildings as digital energy manager in 5 years.

Reengen’s Energy IoT Platform provides a cloud-based energy management suite that helps CFOs, building operators, and facility & maintenance managers save more than 10 percent on energy costs and provide 600 man-hour operational efficiency/year in average using real-time sensor data. The company is mainly focused on collecting enormous amounts of data coming from disparate sensors, devices and systems and turning it into actionable intelligence. With their motto ‘’Energy is the new Internet’’, the Reengen team believes they are establishing the foundations of future energy internet.

With existing enterprise clients in the Turkish market as well as multiple new clients and partners in emerging markets such as UAE, India, Brazil & Mexico in the pipeline, Reengen has set itself up for an exciting year ahead for the smart grid data analytics and intelligent energy efficiency market, especially due to ongoing incentives and regulations for the adoption of cloud-based energy management platforms.

“We are growing at a very fast rate and need to scale  quickly to continue to be a leader in energy data analytics in MEA region and expand to new markets. Our investors provide us a new set of extensive experience, network, and assets in technology and financial ecosystems as well as partners who can assist us in  further international expansion” said Sahin Caglayan, Co-founder and CEO of Reengen.

Burak Sefer, Co-founder and COO of Reengen said ‘’The company operates on a software-as-a-service energy management model where the customer does not pay the upfront costs for software licenses. Typically, the customer’s payback starts by a significant amount from the third month onwards.” ‘’In the coming period, we will further strengthen our software and data analytics team” added Co-founder and VP of Product & Services Utku Simitli.

 

Cem Baytok, Managing Partner of idacapital, said, “Reengen has a solid value offering with a scalable growth path in Turkey and emerging markets. The founders showed persistence in their venture, created a good product and achieved customer satisfaction. We have been following them since their foundation – they are building not only a high growth, profitable business, but also have a strong impact on energy efficiency. We expect that Reengen will be a leading energy efficiency technology company in our target region. “

‘’We are pleased to support idacapital’s first investment in the Reengen team, who impressed us with their in-depth energy & software industry expertise, passion and determination to realize their ambitious long-term plan of being the largest virtual energy utility of the region. We are confident that with idacapital’s support they will secure their leading position in the energy data analytics space. This is an important investment for our partner fund in Turkey and through this investment, idacapital can play a strategic role in the imminent digital transformation of the Energy sector,” said Dan Kranzler, Venture Partner at Capria Ventures.

About Reengen

Reengen’s Energy IoT Platform is a cloud based PaaS data analytics solution for commercial buildings, industrial facilities and renewable energy plants. Already collecting data from thousands of buildings in 5 different countries, the data science-centric IoT Platform employs machine learning algorithms and big data analytics in order to provide energy saving, operational efficiency, energy procurement optimization and predictive maintenance for its customers. The IoT stack includes connectivity, device cloud, business logic, big data analytics and remote service applications. Through universal connectivity, the Energy IoT Platform strengthens critical power infrastructure, provides demand side management and prevent abnormal energy system operations while helping businesses become more productive and energy efficient.  Advanced rule engine, intuitive web dashboards and mobile app makes it more practical to transform facility and plant operations data into performance improvements that save money, enhance sustainability, and drive employee productivity. Energy IoT Platform certified partners such as ESCOs, energy utilities, system integrators and hardware manufacturers can utilize the solution for bringing value added digital services to their existing and potential customers.

About idacapital

idacapital is managing a new innovation fund, investing in innovative startups and bridging them into growth, impact and industry-leading returns.  idacapital investing across technology-enabled business verticals focusing on social and environmental impact areas that include financial inclusion; agriculture; healthcare; education services and energy efficiency in Turkey.

idacapital is a partner of Capria Ventures, a global impact investment firm advancing the next generation of impact fund managers, and a member of Global Capria Fund Managers Network.

Teknoloji Tabanlı Büyüyen Bir Girişim Ekonomisini Yaratmak İçin Birkaç Öneri

90 lardan bu yana çok yol aldığımızı, büyüyen ve dinamik bir ekonomimiz olduğunu, girişimcilerimizin iyi birer teknoloji uyarlayıcısı olduğunu ve genç nüfusun tüm bu değişimin ana iticisi olduğunu söyleyebiliriz. Ama birde madalyonun öbür yüzü var; Dünya’da gelişen pazarları da dahil ettiğimizde bir G20 ülkesi olan Türkiye’yi (veya herhangi bir şehrimizi) teknoloji tabanlı girişimcilikte dünya listesinin ilk yirmisinde göremiyoruz, teknoloji şirketlerimiz son yirmi yılda sürükleyici olabilecek bölgesel veya küresel oyuncular haline dönüşemediler.

Teknoloji girişimciliğinde Türkiye’yi ve özelde İstanbul’u, dünya ekonomileri içinde nasıl ön sıralara taşıyabiliriz?

  • Bölgemizde Türkiye başlıbaşına büyük sayılabilecek bir ekonomi. Ancak altyapı ve teknoloji adaptasyonu bazında, teknik kapasite olarak yeni ürünler çıkarabilsek de, pazarımızın satın alım kapasite ve tercihi genellikle uyumsuz. Sadece kendi pazarımızla büyüme planı olan bir iş modeli için, doğru tercih, bu pazara satılabilecek ürünlere odaklanmak olmalı. Bu pazarın en iyisi olmalı. Global ürün ve hizmetler geliştirdiysek de, pazara gidiş stratejimiz için gerekli diğer bileşenleri geliştirmeliyiz (aşağıda)
  • Girişimcilerimiz, farklı pazarları tanımıyor. Uzakdoğu veya Hindistan’ı bilmiyoruz, Afrika bizim için Akdeniz altındaki büyük üçgen demek. Kıta Avrupası için ne regülasyonları, ne de gümrük birliği vb. ikili anlaşmalardan faydalanarak pazar erişimi sağlayabileceğimiz kanalları bilmiyoruz. Bu pazarın dinamiklerini de bilmiyoruz. İngiliz, Fransız ve Alman’lar arasındaki ikili gruplaşmalarda kimin, neyi, niye yaptığını tam anlamıyoruz. Ortadoğu için, İngilizce konuşulan Dubai dışında nereden başlayacağımızı bilmiyoruz. Batı’da ise yaşam biçimi bize yakın olabilecek Akdeniz ülkelerini veya Kuzey Batı’da Avusturya sınırına kadar Doğu Avrupa pazarında kaç ülke var, ne alır ne satarlar, hangi dilleri konuşurlar bilmiyoruz. Eskiden yeni bir ülkede iş yapabilmek için, iş adamlarımız Cumhurbaşkanı’nın uçağına binip kafilelerle o ülkelere iş bağlamaya giderdi (veya buradaki işlerini hallemeye çalışırlardı). Aynı uçakta olmasa, bile THY’nin uçtuğu her şehirde, ki tam da yukarıda saydığım cografyaya İstanbul’dan tek uçuşla ulaşabiliyoruz artık, girişimcilerimizin yeni iş fırsatları yaratabilecekleri ve o pazarın ihtiyaçlarını anlayabilecekleri ortamlar yaratmamız gerekli.
  • Girişimcilerimiz sermaye arayışında “akıllı para” aramalılar. Beş yıl öncesine kadar en büyük sorun, piyasamız başlangıç sermayesini verirken, ortağı oldukları işletmenin, %60-90 hissesini baştan alırdı. Büyüyen bir şirketin içinde değerin ve kazancın makul bir şekilde (hakça kazanç konusu ayrı bir tartışma konusu) paylaşılmadığı bir ortamda, azınlık hissedar kurucunun şirketi hızla büyütmek için ne motivasyonu olabilir ki? Şimdilerde bu oranlar %50 altına doğru şekilmeye başladı. Ancak doğru model, ihtiyaç duyulan kaynağı, ihtiyaç duyulan aşamalarda ve her seferinde bir sonraki yatırımcının olası beklentileri gözetilerek ortaklıklara girmektir. Bir ipucu vermek gerekirse, getiri beklentileri şirket değerinin artışı ile paralel gelişir. Dolayısı kurucunun görevi şirket değerini arttırmaktır. Burada konuşmaya değer, değer artış çarpan beklentileri (yani şirketin bir sonraki aşamada ne kadar edeceği), ilk aşama için 10x, ikinci aşama için 6x ve sonraki aşamalar için 2x a kadar düşebilecek (en az) değerlerdir. (Bu değerin nasıl hesaplanacağı ayrı yazı konusu).
  • Teknoloji girişimlerimizin, alanındaki yerli veya yabancı kurumlarla iş ortaklıkları ve kurumsal ortaklıklar kurarak büyüme deneyimi ve ortamı sınırlı. Yabancı teknoloji kurumlarının Türkiye birimleri genelde birer satış organizasyonu. Yabancılarla, global veya bölgesel proje ortaklıkları için Londra’ya, Kore’ye, Taiwan’a veya ABD’ye erişiminiz olmalı. Türkiye’deki büyük oyunculara gelince, kar paylaşım modelleri ile kurulan işbirlikleri ile, zaten pek de global bir strateji gütmeyen teknoloji kurumsallarımız, kapalı bir pazar ekonomisi oluşturmuş durumdalar. Geliştirdiği hizmet ve ürünlerin sağlayacağı katma değer yüzünden satın alınan yerli küçük ve orta ölçek teknoloji şirketi sayımız yok denecek kadar az. Yurtdışı erişim için, fiziksel erişim elbette gerekli, ama satış ve pazarlama yapıldıktan sonra, üretim ve geliştirmenin Türkiye’den devam etmemesi için bir neden yok. Dolayısı ile, global hedef teknoloji şirketlerinin Türk SME’leri ile işbirliği yapma deneyimlerini özel programlar kapsamında desteklememiz gerekli. Türkiye’de kendi kurumsal oyuncularımızla yaratılan duruma gelince, burada artık “kurumsal girişimciliğin” (corporate venturing) gelir paylaşımı vb. modeller yerine gündeme gelmesi ve küçük şirket ve ekiplerin yatırımlarla büyütülmesi veya satın almalarla bünyelere katılması gerekli.

Aklımdaki maddelerin hepsini yazıp, okuması uzun bir metin oluşturmak istemedim. Ara ara buraya eklemeler yapmayı planlıyorum.